ÖNEMLİ :


Değerli Üyelerimiz,

1. Yönetim Kurulumuzun almış olduğu karar gereği 2017 yılı aidatlarını yatırmamış olan üyelerimizin bir yıllık aidat bedeli olan 120 TL 'ye ek olarak 30 TL ( öngörü dışı mahkeme masrafları için ) olmak üzere toplamda 150 TL'nin Asbank'ta SERBEST ÇALIŞAN HEKİMLER adlı ve 143040000009216 nolu hesaba yatırması önemle rica olunur.

2. 2017 yıl için her üyeye " Üye Kimlik Belgesi " verilecektir. Bu belge üyelik belgesi yerine geçecektir. Her üyemizin kayıt yenileme için kimlik bilgilerini en kısa sürede bize ulaştırması önemle rica olunur.

2. Bizi Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimlerden Haberler Facebook sayfasından veya KTSCHB Twitter Hesabından takip edebilirsiniz.

Saygılarımızla,
KTSÇHB Yönetim Kurulu

http://ktschb.com/images/reklam1//balik yagi otcnews giden-page-001_182x240.jpghttp://ktschb.com/images/reklam1//immuzinc ilan aile12d78ac-page-001_176x240.jpghttp://ktschb.com/images/reklam1//tonimer asp ilan 22x30 baski-page-001_182x240.jpg
 
 
 
 
 
 

KTSCHB YÖNETİM KURULU FAALİYETLER

Serbest Hekimler'den Tıp-İş Sendikasına Cevap

e-Posta Yazdır PDF

Konu: Sağlık Sisteminin Merkezi Tıp-İş Değil Halkımızdır

Tıp İş Başkanı’nın 12 Nisan 2017 tarihinde, Sağlık Bakanı’na yazdığı  ve basına da yansıyan açık mektubunda dile getirilen konuların birçoğu gerçek dışı olup halkımızı yanıltmaya yöneliktir.

Şöyle ki:

1- Kamu Hastanelerinin çöküş hikayesinin temelinde, 40 yıldan fazladır var olan olan, ‘’evlerimiz’’ diye tanımladıkları kamu hastanelerinde birkaç saat çalışmanın ardından, asıl gelir kaynakları olarak gördükleri özel kliniklerinde yine kamu hastanelerinden yönlendirdikleri hastalarına bakma alışkanlıkları yatmaktadır.

2- 2009 yılında Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’nın Anayasa’ya aykırı olan maddelerinin hukuka taşınmasının, KKTC Meclisi’nin kendi yaptığı yasayı mahkemede savunmadığı şeklinde yorumlanması tamamen gerçek dışıdır. Başsavcının ve Tıp-İş’in bizzat kendi tuttuğu avukatın Anayasa’ya aykırı olan maddeleri savunmadığı mahkeme tutanakları ile sabittir.

3- Anayasa Mahkemesi sadece 43(3) maddesini değil, beraberinde 101. maddenin 1. paragrafının B fıkrasını da iptal etmiştir.

4- Kamu hastanelerinden özele sevk edilen hasta sayısının giderek arttığı ve hükümetlerin sadece sevk faturalarını ödemekle yetindiği belirtilmiştir. Ancak bilinmelidir ki, giderek arttığı söylenen sevk kararları yine kendileri tarafından verilmiş ve birçok hastaya işlemler, kendilerini sevk eden kamu hekimleri tarafından, sevk edildikleri özel hastanelerde, devlette görev yapması gereken saatlerde yapılmıştır.

5- Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği, hukuk sürecini başlatırken çıktığı tek nokta, mevcut kanunlar olmuş, hukuk mücadelesine göz yumulması değil, tam tersi doğrudan ve dolaylı birçok tehditlere maruz kalması söz konusu olmuştur. Yine Sayın Tıp-İş Başkanı’na hatırlatılması gereken bir diğer husus da, hukuk mücadelesine başlandığı süreçte, iktidarda olan parti, kendi organik bağları olan parti, Sağlık Bakanı da yine aynı partinin bakanı idi.

6- Şubat 2017 Yargıtay Asli Yetki Mahkemesi kamuda çalışıp özelde de meslek icra eden hekimler hakkında Sağlık Bakanlığının disiplin soruşturması açması gerektiği doğrultusunda karar verdi tabirini ‘’mandamus emirnamesi’’ şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. Nitekim, mandamus emirnamesinin nihai bir karar olup, ciddi yaptırımlara haiz özel bir karar olduğu gözlerden kaçmamalıdır.

7- Tıp-İş’in yaptığı bütün açıklamalarda, hekim maaşlarının düşüklüğünden söz edilirken, asıl kastedilen aslında, göç yasasından etkilenen genç hekimlerdir. Aynı mantıkla, Sağlık Bakanlığı ile yaptıkları pazarlıkta, genç hekimlere yapılan artışları kendilerine de talep ettikleri, bununla da yetinmeyip, emekli olan hekimlere de aynı artışı istedikleri bilinmesi gereken bir gerçektir.

8- Tıp-İş’in, halkımızı yanıltmak ve adeta paniğe sürüklemek amacıyla sürekli gündeme getirdiği bir konu da onlarca hekimin istifa ettiği söylemidir. CTP hükümeti döneminde  istifa eden hekim sayısı 13, emekli olan hekim sayısı 21, istihdam edilen hekim sayısı 10’dur. UBP-DP hükümeti döneminde istifa eden hekim sayısı 7, emekli olan hekim sayısı 8, istihdam edilen hekim sayısı 60’tır. Emekli hekimlerin istifa etmiş gibi gösterilmeleri, bazı hekimlerin sırf gündem yaratmak amacıyla istifa etmiş gibi görünmeleri de eklenince, istifa eden hekim sayısında yanıltıcı bir artış göze çarpmaktadır.

9- Tıp-İş’in talep ettiği Hekim Yasası’ndaki tek düzenleme, alışkanlık haline getirdikleri 2. iş yasağına uymama tutumlarını yasallaştıracak bir maddenin eklenmesinden başka bir şey değildir. Ancak, bu yöndeki girişimlerine de başsavcılık tarafından her defasında olumsuz görüş verildiği de dikkatlerden kaçmamaktadır.

Tıp-İş’in en büyük yanılgısı, kendilerini sağlık hizmetinin odağı ve tek muhatabı olarak görmesidir. Sadece kamu hekimlerini temsil eden bir sendikanın, ülkemizdeki tüm sağlık sistemini yönlendirici ve yönetici yetkilerle donatılmış gibi kendini halkımıza lanse etmesidir. Halkımıza sunulan sağlık hizmetlerinde onlarca sorunun ilk sıralarda yer alması ve gündem oluşturması gerekirken, Tıp-İş’in dikkatini sadece kamu hekimlerinin ikinci iş yapmalarının legalleştirilmesi olması ibretle irdelenmesi gereken bir durumdur. Tıp-İş’in bu uğurda yapacağı grevler ise halkımızın sağlığı üzerinden pazarlık yapmaktan öte bir durum değildir. Tıp-İş’in yapacağı grevlerin, halkımızın sağlığını olumsuz etkilediğini düşündüğümüz an, tüm üyelerimiz  ile birlikte halkımızın hizmetinde olacağımız bilinmelidir.

Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği Yönetim Kurulu olarak, Sayın Tıp-İş Başkanı’nı, şayet açıklamalarının arkasında duruyor ise, herhangi bir medya kanalında, belgeleri ile birlikte bütün konuları tartışmaya davet ediyoruz.

 

 

Serbest Çalışan Hekimler Birliği'nin 14 Mart Mesajı

e-Posta Yazdır PDF

14 Mart 2017

Ülkemizde yıllardır 14 Mart Tıp Bayramı kutlanırken, sağlık emekçilerinin ve sağlık sisteminin sorunları dile getirilir, çözümler üretilir, tarihler verilir ancak ne yazıktır ki, bir sonraki yıl yine ayni sorunlar yine ayni çözümler konuşulur ve bizler bunları   efsane haline gelmiş olaylar gibi sizlere her yıl anlatırız. Ülkemizin sağlık sisteminin tarihsel gelişimi süresince yaşanan sağlık sorunlarının  sebeplerini irdelediğimizde, Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği yönetim kurulu olarak yaptığımız tek tespit, siyasi iradesizlik zemininde devletin yıllardır kendi çıkardığı yasaları  o ya da bu nedenlerle uygulayamamasının olduğunu görmekteyiz.  Daha açık bir şekilde söyleyecek olursak, sağlıktaki statükonun, yeri geldiğinde, yapılacak olumlu işlerin engellenmesi adına yasaları öne sürerken, yeri geldiğinde de kendi çıkarları adına yasaları hiçe sayma alışkanlıkları, sağlıkta geldiğimiz bu son durumun asıl kaynağıdır.

Sağlık emekçileri haklarını ararken, ne yasaları ne de halkımızın sağlığını doğrudan karşılarına alma yanlışlığına düşmemeli, çözümün birlik olup, ortak akıl üretmekle mümkün olduğunu asla unutmamalıdır.  Ne yazıktır ki bu ortak aklın üretilememiş olması ve statükonun yıllardır sorunlara tek taraflı yaklaşımı, Yüksek İdare Mahkemesinin devlete ‘’kanunlara uyacaksınız’’ emrini  vermesi ile son bulmuştur.

Yıllardır sağlık sisteminin sorunları tartışılırken, çalıştaylar yapılırken özelde çalışan hekimlerin de ülkemizin insanlarına hizmet ettikleri sürekli görmezlikten gelinmiş onların sorunları yok sayılmıştır.  Göreve gelen her sağlık bakanı, ne yazıktır ki, sadece kamu hekimlerinin sağlık bakanı olmuş, serbest çalışan hekimlerin hizmet koşullarının iyileştirilmesinden de sorumlu olduklarını unutmuşlardır. Halen daha ülkede kaç tane serbest çalışan hekim olduğunu  ve  nerede hizmet verdiklerini bilen bir makam yoktur.

Devamını oku

ANAYASA MAHKEMESİ KARARININ DELİNMESİ KABUL EDİLEMEZ

e-Posta Yazdır PDF

Konu:Yüksek İdare Mahkemesinin Vermiş Olduğu  Altı Aylık Sürenin Bir Ayı Dolmuştur.Gelinen Nokta  Sağlık Bakanlığı ile Tıp-İş’in Mahkeme Kararını Nasıl Delineceği  Konusundaki Pazarlığı Devam Ediyor.

‘’Mesaiden Kaçanlara Ev Ödevi: 2011 yılı Anayasa Mahkemesinin Gerekçeli Kararının Okunması’’

Yüksek İdare Mahkemesi’nin kamu hekimlerinin ikinci iş yasağı ile ilgili vermiş olduğu Mandamus Emirnamesi, yoruma açık olmayan kesin bir karardır. Kararın verildiği 1 Şubat 2017 tarihinden itibaren, Sağlık Bakanlığı ile Tıp-İş arasında sıklaşan görüşmelerin, kamu hekimlerinin özlük haklarının iyileştirilmesinden ziyade, kamu hekimlerinin ikinci iş yapmalarının önünün nasıl açılabileceği üzerinde yoğunlaştığı dikkatimizi çekmektedir.

Sağlık Bakanlığı’nın, Yüksek İdare Mahkemesi’nin tanıdığı süre olan 1 Ağustos 2017’ye kadar, ilgili yasaları hızlıca çıkarmak ve sağlıkta 40 yılın reformunu  gerçekleştirme ödevi  dururken, hatta bundan dolayı   hükümlü iken, Tıp-İş ile, yolun dışına çıkarak, sadece kamu hekimlerinin dışarıda nasıl bir formülle ikinci iş yapmaya devam edebileceklerinin pazarlıklarını kapalı kapılar arkasında yapıyor olması anlaşılabilir bir tutum değildir.

Diğer taraftan, kamu hastanelerinin ve özlük haklarının yetersizliğine değinen Tıp-İş’in, odaklanması gereken temel konular dururken, 1 Ağustos 2017 tarihine karar, Yüksek İdare Mahkemesi’nin verdiği ‘’Mandamus Emrinin’’ arkasından nasıl dolanabileceklerini hesaplaması ve bu bağlamda Sağlık Bakanlığı’na açıkça baskı yapması kamuoyunun gözünden kaçmaması gereken bir durumdur.

Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği olarak, Tıp-İş’i, 1 Ağustos 2017’ye kadar verilen süre içerisinde, verilen mahkeme kararına saygılı olmaya davet ederiz. Özlük hakları verilen sendikanın, özel hasta bakma talebi ile ilgili enerjisini ise, hali hazırda yürürlükte olan Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’nın 40. Maddesi’nin hayata geçirilmesi yönünde yani, çalıştıkları kamu hastanelerinin halkımıza yaraşır hizmet verecek koşulların sağlanması konularına harcamalarının daha isabetli olacağı görüşündeyiz.

Her fırsatta gerçek niyetlerini  ortaya koyanlara tavsiyemiz boş konuşmak yerine 2011 yılındaki Anayasa Mahkemesi kararını alıp okumaları ve  serbest çalışan hekimlerle kamu hekimleri  arasında herhangi bir ayrıcalığın Anayasal anlamda mümkün olmayacağını  bilmeleri  gerektiğidir.

Aksi yönde atılacak her türlü adımın takipçisi olacağımızı, gerekirse hiç çekinmeden yeni bir hukuk mücadelesi başlatacağımızı, bir kez daha hatırlatır, konunun tüm muhataplarını, sağlıktaki yasaların ivedilikle çıkarılması yönünde azami gayret göstermeye davet ederiz.

Serbest Hekimler'den KTTB Başkanı Arifoğlu'na Mesaj

e-Posta Yazdır PDF

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Sayın Dr. Kenan Arifoğlu, kamu hekimlerinin ikinci iş yapmaları konusunda Yüksek İdare Mahkemesi'nin aldığı kararı ve konu ile ilgili güncel gelişmeleri değerlendirmek üzere, 11 Şubat 2017   ve  13 Şubat 2017 tarihlerinde  basına verdiği  demeçlerde, ''mahkemenin aldığı kararının bir anlamda hekimleri, hekimlik mesleğinden belli süreler içerisinde men ettiğini'' belirtmiştir.

1979 yılından beri  Kamu Görevlileri Yasasında var olan, 2011 yılında, Anayasa Mahkemesi tarafından alınan kararla pekiştirilmesine rağmen hiçbir siyasi irade tarafından uygulanmayan, son olarak da Yüksek İdare Mahkemesi tarafından ''Mandamus Emirnamesi'' ile Sağlık Bakanı'na ve Sağlık Bakanlığı'na ''zorla'' uyulması emri verilen, kamu hekimlerinin ikinci iş yasağı ile ilgili karar gayet net ve yoruma kapalıdır.Hal böyle iken, Sayın Dr. Kenan  Arifoğlu'nun, yüce mahkemenin verdiği kararı yorumlarken, sanki kamu hekimlerine haksızlık yapıldığı gibi bir algı oluşturmaya çalıştığı gözlerden kaçmamaktadır.

Kamu Sağlık Çalışanları Yasası'nın 40. Maddesi, kamu hekimlerine mesai saatleri dışında da, kamu hastanelerinde istedikleri kadar özel hastalarına bakma yetkisi vermektedir. Sayın Dr. Kenan Arifoğlu'nun, bu maddeyi görmezden gelerek, verilen Mandamus Emirnamesi ile, kamu hekimlerininin, hekimlik mesleğinden belli süreler içerisinde men edildiklerini iddia etmesi, ya yasalara tam anlamıyla hakim olmaması ya da yasaları bildiği halde, belli bir kesimin çıkarlarını gözetme kaygısı şeklinde yorumlanabilir.

Sadece sağlık sistemini değil, kamu hizmetlerinin tamamını ilgilendiren bir mahkeme kararının alınmış olduğu bir ortamda, konunun sorumluları, yasalara ve mahkeme kararlarına saygılı olma zorunluluğunu hatırlamalı, temsil ettikleri kurumun yasalarının gereklerini yapma konusunda ise kendilerini sorumlu hissetmelidirler.

Bu bağlamda, Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği Yönetim Kurulu olarak, tüm hekimlerin çatı örgütü olan Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği'nin başkanı olma onur ve saygınlığına ulaşmış bir başkan olarak Sayın Dr. Kenan Arifoğlu'nu, sağlık sistemimizdeki bu kritik geçiş döneminde, makamının gerektiği tarafsızlık, yargı kararlarına saygılı ve kendi yasalarının gereğini yapan bir başkan olma ilkelerinden uzaklaşmamaya davet ediyoruz.

Sayfa 1 / 63

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »