Serbest Çalışan Hekimler Birliği’nin 14 Mart Mesajı

144

Ülkemizde yıllardır 14 Mart Tıp Bayramı kutlanırken, sağlık emekçilerinin ve sağlık sisteminin sorunları dile getirilir, çözümler üretilir, tarihler verilir ancak ne yazıktır ki, bir sonraki yıl yine ayni sorunlar yine ayni çözümler konuşulur ve bizler bunları   efsane haline gelmiş olaylar gibi sizlere her yıl anlatırız. Ülkemizin sağlık sisteminin tarihsel gelişimi süresince yaşanan sağlık sorunlarının  sebeplerini irdelediğimizde, Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği yönetim kurulu olarak yaptığımız tek tespit, siyasi iradesizlik zemininde devletin yıllardır kendi çıkardığı yasaları  o ya da bu nedenlerle uygulayamamasının olduğunu görmekteyiz.  Daha açık bir şekilde söyleyecek olursak, sağlıktaki statükonun, yeri geldiğinde, yapılacak olumlu işlerin engellenmesi adına yasaları öne sürerken, yeri geldiğinde de kendi çıkarları adına yasaları hiçe sayma alışkanlıkları, sağlıkta geldiğimiz bu son durumun asıl kaynağıdır.

Sağlık emekçileri haklarını ararken, ne yasaları ne de halkımızın sağlığını doğrudan karşılarına alma yanlışlığına düşmemeli, çözümün birlik olup, ortak akıl üretmekle mümkün olduğunu asla unutmamalıdır.  Ne yazıktır ki bu ortak aklın üretilememiş olması ve statikonun yıllardır sorunlara tek taraflı yaklaşımı, Yüksek İdare Mahkemesi’nin devlete ‘’kanunlara uyacaksınız’’ emrini  vermesi ile son bulmuştur.

Yıllardır sağlık sisteminin sorunları tartışılırken, çalıştaylar yapılırken özelde çalışan hekimlerin de ülkemizin insanlarına hizmet ettikleri sürekli görmezlikten gelinmiş onların sorunları yok sayılmıştır.  Göreve gelen her sağlık bakanı, ne yazıktır ki, sadece kamu hekimlerinin sağlık bakanı olmuş, serbest çalışan hekimlerin hizmet koşullarının iyileştirilmesinden de sorumlu olduklarını unutmuşlardır. Halen daha ülkede kaç tane serbest çalışan hekim olduğunu  ve  nerede hizmet verdiklerini bilen bir makam yoktur.

Serbest çalışan hekimlerin  sorunlarının temelinde  eşit şartlarda hekimlik yapamamak  yatmaktadır.Şöyle ki;

  • 1- Serbest çalışan bir hekimin hastasına verebileceği istirahat günü sınırlıdır.
  • 2- Serbest çalışan bir hekim, hastasını ilaç kuruluna çıkarsa bile, hastası bu ilacı alabilmek için yine bir kamu hekimine ilacını reçete ettirmek zorunda bırakılmıştır.
  • 3- Yıllardır serbest çalışan bir hekime,  sigortalı hasta bakma yetkisi verilmemiştir.
  • 4- Serbest çalışan bir hekime, kendi hastasını sevk etme, laboratuar tetkiklerini yaptırma    gibi bir şans hiçbir zaman verilmemiştir.
  • 5- Serbest çalışan hekimlerin yazabileceği ilaçlar yasayla sınırlandırılmıştır.
  • 6- Serbest çalışan bir hekim, mesleğini icra ederken karşılaştığı sosyal ve hukuki konularda yalnız bırakılmıştır.
  • 7- İşyeri hekimliğini  serbest çalışan hekime yapma izni verilirken yıllardır yasal mevzuatı yapılmamıştır.
  • 8- Dolayısıyla, ülkemizdeki sağlık yükünün yarısına yakınını omuzlayan serbest çalışan hekimler, kendi ülkesinde her zaman ikinci sınıf hekim muamelesi görmüştür.

Serbest Çalışan Hekimlerin sorunları dile getirildiğinde yasaların engel olduğunu sürekli dile getiren zihniyetin, iş kamu hekimlerinin ikinci işine geldiğinde, ne yapılsa da yasalara uyulmasa mantığı ile,  hareket etmesinin etik ve ahlaki değerlerle örtüşmesi mümkün değildir.

Serbest çalışan hekimler  yasalara uyulması adına  adalete başvurduklarında ise, ne acıdır ki öncelikle kendi meslektaşlarının hedefleri olmuşlardır.Ve bugün karşımızda  1 Ağustos 2017  tarihi itibari ile geçerli olmak üzere, Yüksek İdare Mahkemesi tarafından verilmiş bir mandamus emri vardır. ‘’Tabelaları indirin, çalışmaya devam edin’’ mantığından sıyrılan, hekimlik onuruna yakışanın yapılması için önümüzde adım atılması gereken sayılı günler  vardır.Ama çok acıdır ki sağlıkta reform yapacağım, 2. iş yasağını uygulayacağım  diye yüce yargının huzuruna gelip 6 ay süre isteyenler bugün  statikoyu memnun etmek adına tam  ters işler yapmaya çalışmaktadırlar.

Bizler bu sürecin her zaman takipçisi olmaya devam edeceğiz.  Bir taraftan temsil ettiğimiz meslektaşlarımızın haklarına sahip çıkarken, diğer taraftan da halkımızın hak ettiği sağlık sistemine kavuşabilmesi adına katkı koymaya devam edeceğiz.

‘’ Süreç içerisinde, mesailerine ve mahkemenin emrine uymamak adına anketler yapan, halkımızı acil gibi hayati bir birimde hizmet vermemekle tehdit eden, iyileşmesi mümkün olan hastaların bile kaybedilebileceği günlerin yakın olduğunu söyleyen, kendini iyi hekim-kötü hekim ayırımı  yapabilme mevkisinde gören, ‘’ikinci iş yasak ama fahişelik de yasak ama yapılıyor’’ deme gafletinde bulunan zihniyetleri, öncelikle mesleklerinin ve konumlarının gerektirdiği görev ve sorumlulukları yapmaya davet ederiz.

Birlik Yönetim Kurulu olarak, isteklerimiz ve beklentilerimiz gayet net iken, Sağlık Bakanlığı’nın ve Tıp-İş’in, Yüksek İdare Mahkemesi’nin aldığı mandamus emrinin arkasından dolanmak amacı güden, kamu hekimlerinin ikinci iş yapmalarının yolunu tekrar açmayı hedefleyen girişimlerin farkındayız. Kamu hekimlerine devletimiz tarafından adeta altın tepsi ile sunulan ve mesaileri bittikten sonra diledikleri kadar özel hastalarına ‘’kendi evleri olarak tanımladıkları’’ kamu hastanelerinde bakma yetkisi veren, Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’nın 40.  Maddesi ve ilgili tüzüğünün ısrarla işler hale getirilmiyor olması konunun muhatapları tarafından da açıklık getirilmesini gereken bir durumdur.

Sağlıkta çıkarılması gereken onlarca yasa dururken, tüm enerjinin ve zamanın, kamu hekimleri içerisindeki bir kesimi nasıl memnun ederiz sorusuna cevap  bulmaya harcanması, başta halkımız olmak üzere, tüm sağlık personeline de yapılacak en büyük haksızlık olacaktır.

Buradan son bir kez daha uyarıyoruz  bazı küçük çıkar gruplarını memnun etmek adına mahkeme emrini delmeye çalışmayın.Hiç tereddüt etmeden konuyu  mahkemeye taşımakla kalmaz  eş zamanlı olarak ise  mesaisine  uymayan, yasal olmayan kliniklerde çalışan  ve  özel hastanelerde çalışması mümkün olmayan herkes için yasal  işlem başlatırız.

Bizler, Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği Yönetim Kurulu olarak, her şeyden önce hastalarımıza hekim seçme haklarının verilmesini istiyoruz. Kendi ülkemizde, eşit şartlarda hekimlik yapmak istiyoruz. Bir taraftan hasta hakları uygulanır hale getirilirken, diğer taraftan da tüm sağlık çalışanlarının haklarının gözetilmesi gerektiğinin altını çiziyoruz.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen gelecek kaygısı duymayan, genç meslektaşlarımızın omuzları üzerinde yükselen yeni bir sağlık sisteminin özlemiyle, tüm sağlık emekçilerinin 14 Mart Tıp Bayramlarını en içten dileklerimizle kutlarım.